Ara Bakalım Bulabilecek Misin???

18 Temmuz 2010 Pazar

....


Biliyorum gerçekten 4 ay oldu şu yazıyı yazıyorum çünkü , seni gerçekten çok seviyorum, benim küçük prensesim...

Ya hesapta 2 ay beraber olacaktık ama bu gün 5. ayımıza başlıyoruz sevgilim gerçekten inanamıyorum bunun için bir şiir yazmaya karar verdim bilirsin iyi şiir yazarım:

Biz bir harikayız,
Engelleri kendimiz yaratıp beraber yıkarız,
Biz...
İyi ki varız.

Biz bir harikayız,
Görüşmesek bile, başarırız,
ık olmayı, hayal kurmayı,
Biz...
İYİ Kİ VARIZ. =)





Vallahi ben bilmiyorum ama cehenneme gideceğim kesinleşti galiba, hem sana tapmak bir de öbür şeyler var tabi ama seninle mutlu bir yaşam için cehenneme gitmeye bile razıyım ben prensesim.


Sana sevgilim demeye doyamıyorum bana nedenini açıkla sana ödül vereceğim...


Bu gün 4 ay oldu gerçekten sevinçten ölmek üzereyim, keşke o harika yüzünü bu gün görebilseydim ama, sonuçta beni sevip bana bağlı olduğunu bilmek yetiyor sevgilim benim her şeyim.

Bilmiyorum ama galiba bu uzun bir birliktelik olacak, tam emin değilim ama olacak gibi geliyor bana seni seviyorum =)

Senden anlamanı isteyeceğim tek şey var:

Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz, senin yüreğin taşıdı, omuzlarında kaldırdı ama sen bunları yaparken ben şunu anladım,ben sensiz yapamam sevgilim...

Daha uzun yazmak isterdim ama yine yazacağım bu konu ile ilgili sevi seviyorum aşkım.

Ama şunu yazmadan bitirmem bu konuyu:

Sana gerçekten teşekkür ederim bana bu harika ve güzel duyguları yaşattığın yaşattığın için, ve sana güveniyorum bu duyguların daha güzellerini sana yaşatacağıma. Seni gerçekten her şeyden çok seviyorum aşkım seni öpüyorum o güzel dudaklarından haydi şimdi:

Kapa o güzel gözlerini sımsıkı kapa ki güzel rüyalar arasından kaçmasın, sımsıkı ört ki üstünü üşüme gece çünkü sen üşüyünce ben donuyorum sevgilim, şimdi en güzel anılarını düşün ve uyu sana söz veriyorum rüyanda geleceğim yanına güle güle iyi geceler

SENİ SEVİYORUM

TO BE CONTİNUED...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Artık Hep görebiliceksiniz

Aşağıda bütün yaptığın kadınları görebilirsiniz yayınlayamasam dahi göreceksiniz, bakın ben sizi düşünüyorum

BY BY :d:d

16 Temmuz 2010 Cuma

Bir Balo Akşamı



Bunu ne zaman yaptığımı hatırlamıyorum ama, güzel yapmışım, büyük bir ihtimal gece yaptım ondan hatırlamıyorum.d Abi gerçekten merak ettim bu kızları nereden buluyorlar ya taş gibi yani bizde yok neden yok Türkiye de böyle bir kız dışarı çıksa 300 metre ilerde tecevüz ederler ama, Amerika da yok böyle bir şey neredeyse kadınlar çıplak dolaşıyor bakan yok enteresan bir durum. Ben karar aldım üniversite de GO TO AMERİCA :D:D:D

LUNAPARK GECESİ



Bu gün buna vakit ayırdım belki bana deli diyorsunuz hep bunlardan yapıyorum diye ama sizde bir başlayın asla bırakmayacağınıza garanti verebilirim...-link en altta-
Vallahi bilmiyorum ama manken yapmak benim hoşuma gitti yani kontroller sizin elinizde itiraz yok ses yok fazla bir çaba yok, ben sevdim açıkçası, mesela bu resim... tamamen tesadüf olarak yaptım elime ne gelirse bir kızın üstünde en güzel ne durur dedim ve gözümün önüne gelenleri giydirdim, ortaya bu çıktı sonra arka plan, efekt derken harika bir resim olduğunu fark ettim. Eğer böyle abartılı bir şey yapmamı isterseniz yorumlara yazın adınız ile ben size yapıp kendi sayfamda yayınlayıp size adarım :D:D

http://looklet.com/=Sitenin link'i başlayın ve bırakmayın :P

MAVİŞŞŞ



Bunu ben yaptım, aslında bana basit gibi geldi ama sevenler var... Be resmi yaparken hiç zorlanmadım elim alıştı belkide o yüzden artık hiç zorlanmıyorum, çok sexy yaparken de normal -bu gibi- yaparken de hiç zorlanmıyorum ben sevdim abi bu looklet'i :D:D

Böyle yorum mu istiyorsunuz yorumları bekliyorum.....d

MELEKLERİM



Size söz verdim stilist gibi yazmak yok artık. Evet başlıyorum... Böyle bir afet gördüğümü hatırlamıyorum vallahi, yoldaki erkekleri yıkarak gidiyor, şahsen dayanabilen bir tek ben vardım, kendi sevgilimi düşündükçe yıkılmıyor idim. Sağlam bir çocuğumdur:P
Vallahi bilmiyorum bu tarz mı yorum istiyorsunuz ama, başka bir şekil daha var onu da öbür meleğimde yapacağım...

THE END DER VE BİTİRİRİM.......d

Biliyorum

Gerçekten sizden çok özür dilerim moda dünyası beni gerçekten değiştirdi artık bir modacı gibi değil kızların altına cerberus gibi yorum yazacağım anlayışınız için teşekkürler =P=P=P=P

No Comment...



Gözlerim o uzakları gören gözlerini fark etti ve onu yanıma çağırdım dedim ki ben stilist cerberus benim ile çalışmak ister misin? Kız şok oldu hiç beklemiyordu... ve benim kulağıma eğilerek "Evet" dedi çok sevindim çünkü kız kafileme yeni bir tane daha kız eklemiştim.=)=)=)=)

OoOoOoOoOoOuUuUuUuUuUwWwWwW



Bu açıkçası fotoğraflarım arasındaki en favorim, neden bilmiyorum ama bu kızımı çok seviyorum o ciddi duruşuyla harika değil mi? Bu kızla çalışmalarımı sürdüreceğim ve daha güzel fotoğraflarının ortaya çıkacağına yemin bile edebilirim. =)=)

SADE VE GÜZEL



İşte yine sade ve sexy bir kız... Bu kızlar sokakta çok aslında sadece bir dikkatli bakış ile en iyisini seçebiliyorsunuz, ben bu özelliğimi kullandım ve bakın ortaya ne çıktı. SADE VE GÜZEL :D:D:D

LATİN GÜZELİM



Ben şahsen bu güzeli getirmek için malum bir yerlerimi yırttım ama, gelmedi! Tabi sonradan "Para da veriyoruz." lafını duyunca, koşa koşa geldi, çekimlerime katıldı elimden bu kadarı geldi, ne yapabilirim ben profesyonel değilim ;)

Looklet My Angels



Bence harika bir çalışma oldu ama, bu işin uzmanlarına sormak gerek bu onlara göre basit olabilir, benim elimden bu kadarı geliyor ne yapabilirim :P. Ama bence gerçekten çok çok çok güzel oldu, öncelikle kız güzel, kıyafet güzel, ayakkabılar harika zaten belli değil mi kız podyumda yiğeen =)=)=)=)=)=)

MELEKLERİM




Bu iddialı kızı ayarlayana kadar göbeğim çatladı ama, ayarlamayı başarabildim çok güzel ve sade bir kız ama kendisine çekimlerime katıldığı için teşekkürler :P:P

15 Temmuz 2010 Perşembe

MELEKLERİM






Bu benim ilk fotoğrafım ama devamı gelecek. Bence acemi gözüyle bakarsan harika olmuş, aramızda profesyoneller olduğundan acemi gözü dedim -gönderi-
İHTİMALLER DENİZİ
sürüklenip gidiyorum
rüzgarinin tam önünde
bir batip bir çikiyorum
ihtimaller denizinde

birak beni bogulayim
gözlerinin tam içinde
dibe vurup dagilayim
ihtimaller denizinde

birak beni bogulayim
gözlerinin tam içinde
dibe vurup dagilayim
ihtimaller denizinde

birak birak biraaak biraaaak

neredeyim bilmiyorum
hertaraf sisler içinde
atesim yok yanıyorum
ihtimaller denizinde

birak beni bogulayim
gözlerinin tam içinde
dibe vurup dagilayim
ihtimaller denizinde

birak beni bogulayim
gözlerinin tam içinde
dibe vurup dagilayim
ihtimaller denizinde

birak beni bogulayim
gözlerinin tam içinde
dibe vurup dagilayim
ihtimaller denizinde

birak birak biraaak biraaaak

~~вєη ѕєηι αяαуαмαм~~

Bak benden arta kalan
Biraz kül biraz duman
Ne kadar istesem de
Ben seni arayamam

Ruhum rüyaya dalmış
Dünya uzak, gerçek yavan
Sanki bir yok bir de varmış
Ben seni arayamam

Keşke yanımda olsaydın
Kolay olurdu o zaman
Ben sussam sen anlatsaydın
Yorulunca uyusaydın

Kolay mı sanıyorsun
Kolaysa yan o zaman
Yağmurum ol in üstüme
Ben böyle yaşayamam

Halimi görüyorsun
Bir şeyler yap o zaman
Sebebim var biliyorsun
Ben seni arayamam

Hayatta Önemli Olan Bir Konu ~Güven~

Bu sefer anılarım değil de biraz daha önemli konulara inmeye karar verdim =). Bu gün sizlerle güvene karşı hissettiklerimi anlatacağım, okuduğunuz için şimdiden çok teşekkürler. =)=)

Bence, güven bir hayat tarzıdır hayatı ikiye ayırır; Güvenen insanlar ve güvenmeyen insanlar diye, bu bence çok doğru bu dünyadaki herkes -ben dahil- bu savaşta siper almış savaşıyor. Neden? Çünkü güvenen insanlar güvenmeyen insanlara da güvenebilir, ve bu ortalığı karıştırır çünkü güvenen insan güvenilir olurken, güvenmeyen insan da üçkağıtçı güvenilmeyen bir insan olur, şimdi durum böle o0unca haliyle ister istemez ortam karışıyor, güvenen insan güvenmeyen insana çok güveniyor ve güveni boşa çıkınca o da taraf değiştirip güvenmeyenlere geçiyor. Tamam önceki yazılarımı okuyanlar bunu ne zaman aşka bağlayacağımı sabırla bekliyorlar şimdi bağlıyorum... Yani ben birine çok güvendim ve o da bana -sanırım- ama bütün kalbimle inanıyorum ki güvenimi boşa çıkartmayacak SENİ SEVİYORUM AŞKIMM.

Ama bu konu hakkındaki yorumumu sorarsanız:

Hayatta önemli olan kime 1 kere güveneceğin değil,
Kime, 2 kere güveneceğindir =)

The End...

13 Temmuz 2010 Salı

~~∂υямα уαğмυя ∂υямα~~

Zaten ıslağım boğazın ortasında,
Yaşllılığım gizleniyor damlalarında,
Durma yağmur durma,
Cilalanıyor ruhum istanbul sağnağında,
Damlalar karışmış elmacıklarıma,
Durma yağmur durma,
Okunmuyor adı artık yıldızlarda,
Ayrılık yazıyor arkası yarınlarda,
Sorma bana sen de onu sorma,
Sorma sorma doldur boğaziçini,
Sen doldur ben içerim,
Efkarımla kana kana,
Durma durma doldur boğaziçini,
Sen doldur ben içerim,
Yalanlara kana kana,
Durma canım cayır cayır yanıyor,
Söndür yalvarırım,
Durma ne olur durma,
Durma yağmur durma,
Sorma sen de onu sorma…

...

SENİ SEVİYORUM ULENNN

Anı... Anı... Anı...

Merhaba yine ben, yine enteresan bir hikayemi anlatıyorum sizlere, çok beğeneceksiniz. Şimdiden dinlediğiniz ve okuduğunuz için çok teşekkürler=)

Ona ısınmaya başladığım ilk günlerdi, hava soğuktu haliyle, kış tabi dışarıda öyle bir yağmur yağıyor ki, en yakınında ki arkadaşımı görmek için gözlerimi kısarak bakıyordum. Ben yine her zaman ki gibi erkeklerle takılıyor ve hayatımı yaşadığımı sanıyordum, sonra o lanet gözlerim o curcuna da-yaklaşık 120 kişinin içinden- onu gördü, o harika insanı... ama o mutsuzdu yağmur yağıyordu şırıl şırıl, ıslanıyordu ve onu ısıtacak tek bir kişi bile yoktu. Haline çok üzüldüm ve yanına gittim, "Özge ne yapıyorsun bura da?" dedim, hemen kafasını kaldırdı gülümsedi bana, "Sevgilimi bekliyorum." dedi, ben çöktüm resmen. "Se.. Se.. Sevgilini mi?" diye sordum, yine üzülerek"Evet ne yazık ki." dedi. Bu sefer nefesimi tuttum, "Özge..."dedim ve sevgilisi geldi, aldı tuttu kolundan çekerek götürdü diğer tarafa, ben ağlıyordum ama yaşlarım gizleniyordu damlalarına, durma yağmur durma... tek söylediğim şeydi hiç kimse bana bakmıyor ben sadece ona bakıyordum...
O orada konuşurken kafamı gökyüzüne kaldırdım ve okunmuyordu artık adı yıldızlarda... sonra sevgilisi "Eve git!" diye bağırınca için yandı ve yağmura dedim ki, durma, içim cayır cayır yanıyor... söndür yalvarırım... durma ne olur, durmaaaaa

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Kendimi Bir Çözemedim... Anı...

Ben enteresan bir tipim, bir anlayamadım kendimi.., hayır seviyorum desem değil tapıyorum desem oda değil :D ben anlamadım kendimi ama, tek bildiğim sevdim mi tam severim, taptım mı da tam taparım, bunlar bir yana sildim mi de tam silerim işte:D. Beni yani kendimi hala çözemedim aklımdan geçenleri yazmam lazım ama sadece tek şey geçiyor ne yapabilirim senin suçun ama, neden bu kadar güzelsin neden çekicisin. İşte size anlatmak istediğim bir anım:
İlk gün onu gördüğüm ilk gün, onu ilk gördüğümde ben, sadece erkeklerle takılan kızlara eziyet çektiren ABAZA bir çocuktum... ama onu gördüm ve kendimi değiştirme kararı aldım ama, başaramadım onun yardımcı elleri olmadan, yardımları olmadan yapamadım. bir gün cesaretimi topladım ve yanına gittim... aslında tanışıyoruz ama "Merhaba ben Kaan." Şok oldu sanki ilk kez görmüş gibi "Özge."dedi sadece ve o an aşık oldum o sese o duruşa o bakışlara, cesaret tavan yaptı tabi benim :D, "Bir şey sorabilir miyim?"dedim, yine harika duruşu ile "Tabi ki de memnun olurum."dedi, nefesimi tuttum yavaşça "Senin... Senin sevgi..."dedim o anda "Aşkım" dedi, ve kardeşim dediğim çocuğun yanına gitti. Ölmüştüm. Bitmiştim. Onlar konuşmaya daldı tabi ki de yürüyerek, yanımdan uzaklaştılar ben mal gibi kaldım. Sonra bu deli gibi aşkı içime kapattım tam 4 YIL içimde tuttum, nasıl başardığımı bilmiyorum, hep bir kurt gibi saldıracak doğru zamanı bekledim. Ve o gün geldi 18 Mart 2010 Perşembe okulda sevgilisi ile kavga etti ve çareyi benimle konuşmakta buldu...

???:Kaan
Kaan:Evet
???:Biliyorsun dimi ayrıldık =(
Kaan:Bu sefer fazla oldu-zaten soğuk ama daha da soğutuyorum-
???:Evet bu sefer asla dönmeyeceğim =(
Kaan:Sevgili bulalım sana yardımcı olurum-kendime çekiyorum ;)-
???:Evet kim olabilir?
Kaan:Ergene-eski sevgilisi-
???:Hayır be!!!
Kaan:Tamam o zaman sana bir şey söyleyeceğim ama küsmek yok tamam mı?-anlatacam artık başka çarem yok-
???:Tamam küsmeyeceğim söz.
Kaan:Ben sana uygun sevgiliyi biliyorum
???:Kim =)
Kaan:Seninle ilgilenecek biri
???:Kim
Kaan:Sana özen gösteren biri
???:Kim söyle çabuk!
Kaan:Ben
???:=)Bu konuyu dershanede konuşalım

Dershaneye giderken heyecandan yüriyemiyordum, ne diyeceğini çok merak ediyordum...
Gittim, orada bekliyordu o harika duruşu ile, beni o anda kendine tekrar aşık etti yemin ederim ki tekrar tutuldum, yanına gittim konuşalım mı bak dedim, evet konuşalım dedi. İlk ben başlıyordum, elini tuttum ve "Ya Özge, seni seviyorum lan!"dedim lan oraya ağır kaçmıştı belki ama sonuçta söyledim, gözlerime baktı elimi iyice kavradı ve, "Bende seni" cevabını verdi, basit gibi görüne bilir ama bana orada şiir gibi geldi =). ve her teneffüs yanına gelip konuşmaya başladık, birbirimize daha da ısındık. Evine dönerken onu evine bırakacaktım heyecanlıydım, aileme ilk kez yalan söylemiştim. Evine giderken yolda elim hep yanda bir eli bekliyordu, tam tamam tutmayacak herhalde derken bir anda elimi tuttu bakıştık ve güldük bu olayları sevgilisinden sakladık yasak aşktı bizimkisi =) o benim artık yasak aşk meleğimdi. 6 gün sonra söyleme kararı aldık bizde hiç heyecan yoktu, yanına gittik 9 kişiydik sonra yanıma geldi ve kulağıma "Söyleyelim artık" dedi bende kafamı salladım, ve bağırdım bizim size bir haberimiz var diye, ikimizde bakıştık nefeslerimizi tuttuk, ve "BİZ ÇIKIYORUZ" dedik sevgilisinin-artık eski- o yüz ifadesini görmek için para bile verirdim. Ama şimdi o daha mutlu ve daha sevinçli yaşama tutunuyor artık onun adı ÖZGE


THE END DERİM VE BİTİRİRİM=)=)=)

SENİ SEVİYORUM AŞKIMMMM

SEVGİ İLE AŞK ARASINDAKİ UÇURUM MU?

Yaşam oldukça zor olgulara sahip ki bunlar bizi bazen denemek için var olduklarını her fırsatta gösteriyorlar. Bazen her denemeyi kolaylıkla aşamayacağımızı biliriz. Ama bazen öyle hissederiz ki bu bize karşılaştığımız en basit şeymiş gibi gelir. Aslında sahip olduğumuz her şeyin bir şeyden türediğini görürüz. O da galiba sevgi. Çoğu zaman insanlar sevgiye yeterli değeri vermez. Çünkü bunun kolay elde edilebilir bir şey olduğunu sanırlar. Aslında şu bir gerçek ki sevgi insanın uzun zamanını alır. Belki de insanların değer vermediği nokta bu olsa gerek. Çünkü insanlar zaman harcamak istemezler. Hele bir de onun yerine geçirebilecekleri bir şey varsa. Aşk böyle bir joker. Ama bence bu yanlış bir düşüncenin ısrarı. Aralarındaki farktan öte farklı kulvarlara ve özelliklere ait iki kelime. Tabi ki ortak yönleri ve özellikleri var. Ama gerçekte bunların bir dönüşüm olduğuna inanıyorum. Yani aşk bir başlangıç. Ve tabi ki güzel bir şey. Çoğu insan bunu hissettiğinde kendini yalnız ama kalabalık, mutlu ama üzgün hisseder. Bütün karmaşık duyguların bir arada toplanmasını sağlayan aşk, tabi ki çok güçlü bir duygu. Ama gel gelelim niye ve ne zaman aşık olduğumuza. Bunun cevabı bence çok saçma. Bunu düşünmek de öyle. Yalnız dikkat edilecek bir nokta belki de nasıl sorusunun cevabı olmalı. Aşk bir girişim, belki de bir arzunun parlaması. Hissedersiniz ve yaşamaya başlarsınız. Düşünmek sadece kalbinize yönelik olan dokularınızla gerçekleşir. Mantık ya da diğer olguları aramazsınız. Sizin istediğiniz onu görmek, bir daha görmek ve galiba bir daha.. Yani bunun bir ön hazırlık olduğunu ve insanları çok kutsal bir duyguya götüren tek araç olduğunu söyleyebiliriz. Sevgi. Sevmek için aşık olmalı mıyız? Evet. Ama annemize ya da akrabalarımıza karşı hissettiğimiz sevgi değil mi? Evet sevgi. İşte ayrıntı burada gizli. Onlar için bu taban çoktan var bizde. O elektrik çoktan alınmış ve verilmiş. Ve galiba onlara farklı bir sevgi veriyoruz. Tabi ki sevginin farklılıkları var. Ve bunlar karşımızdaki insanlara göre çeşitlilik gösteriyor. Birine aşık oluruz. Kendimize ait yeni bir dünyaya pencere açarız. Yıllarca hissedemediklerimizi çok kısa bir zamanda yaşarız. Bu bize bazı şeyleri gizler ve onları düşünmemizi engeller. Ama gerçeğe dönüştürmek için sevgiye ihtiyacımız vardır. Bu kolay değil. Sevgi insanların verdiği en değerli şeydir. Değilse bile bence olmalı. Onun için düşünmeye başlarsınız. Ona ait olan şeyler size de ait olmaya başlamıştır. Hayatınızı gerçek anlamda paylaşmaya ne olursa olsun onu unutmayacağınızı hissetmeye başlarsınız. Evet belki de sevgiye ait en önemli his bu. Unutmamak. Esas olan fark belki de. Aşık olduğunuz bir insanı unutabilirsiniz. Ama sevdiğiniz bir insanı asla unutamazsınız. O sizin için kazınmıştır. Ve hayatınızın sonuna kadar sizdedir. Aşk bir yol açar ve sevgiyi davet eder. Eğer o gelirse kutsallık başlar. Ve hayatınızın gerçeği ortaya çıkar. İnsanı üstün kılan sevgi sonuna kadar çalışır...

ÖZENİN, ONLAR KAZANSIN SİZ KAYBEDİN

Etrafınıza bir bakın. Öyle insanlar var ki kayda değer hiç bir şey yapmamalarına karşın inanılmaz paralar kazanıyorlar. Bunu hep düşünürüm. Ama çoğu insan bunu pek düşünmez. Neyi mi? Bu insanların nasıl para kazandığını. Milyonlarca insan günde saatlerce azıcık para kazanmak için canını dişine katarken, bazı uyanıklar saçma sapan şeyler yaparak dakikada müthiş paralar kazanıyor. Peki buna izin verenler kimler? Tabi ki biz. Çünkü onlara ödün veriyoruz. Onlara özeniyoruz. Farkında olmadan onları destekliyoruz. Nasıl mı? İzliyoruz, okuyoruz. Bazen daha fazlasını bile yapmaktan geri kalmıyoruz. Oysaki biz kendi kendimize bu adaletsizliğe izin veriyoruz. Hatta bunun kaynağı oluyoruz. Bugün bir doktorun maaşı ne kadar? Ama bazı insanlar için çok önemli olan bir yerini sallayan ve gösteren insanlar ne kadar kazanıyor! Sanki dünyayı onlar yarattı. Ne yapıyorlar? Bu ülkeye bir katkıları var mı? Hayır. Tabi ki gerçek sanatçılardan ya da bu işin içindekilerden bahsetmiyorum. Ama onlar o kadar az ki... Önemli olan bir misyon taşımak. Bir defa sanatçı yalnızca para kazanmayı düşünüyorsa, o sanatçının tırnağı bile olamaz. Atatürk güzel söylemiş ama Türk halkının bunu yanlış anlayacağını düşünmemiş herhalde. Bu kadar fuzuli sanatçısı olan ender ülkelerden birisiyiz galiba. Biz başarıya ve değere değil, şekle ve içgüdülerimizi hoşnut edene ödün veriyoruz. Anlayacağınız, neysek onla muhatap oluyoruz.

KOPYA GENÇLİK!

Bir toplumun geleceğini bilebilir misiniz? Bu sorunun cevabı bence evet. Eğer öğrenmek istiyorsanız o toplumun gençliğine bakabilirsiniz. Ben de bir gencim. O yüzden yaşıtlarımı incelemem ve gözlemlemem çok daha kolay. Zaman mı insanların içini köreltti yoksa insanlar mı zamanı yanlış anladı. Öylesine yapmacık bedenler var ki kaldırımlarda. Bazen onları yolun bir parçasıymış gibi düşünüyorum. Ne istekleri belli ne de karşı oldukları. Belki içlerinde sadece aynı döngüyü devam ettiren bir kişilik var. Ya da kendilerine ait bir yapıyı yaratmaya çalışan iddialı ama bir o kadar aptal bir benlik. Ne yaptıklarını ya da neler yapacaklarını öğrenmek istemeyen bir gençlik var avucumuzda. Kalıplaşmış ve ezberlerinde binlerce kısa cümlecikler. Kopyacılıktan yosun tutmuş ağızlarında hep bilindik sohbetler. Hayatın en kopuk noktasında yaşarlar ve merkezindeymiş gibi davranırlar. Ne anlattıklarını tercüme edebilirsin ne de bakışlarını içine gömebilirsin. Dolaplarındaki bilindik bir kalıbı alıp dışarı çıkarlar. Ne hayatı düşünürler kıyısından ne de kendi iç dünyalarını. Varsa yoksa başkalarının tavırları, sözleri ve bakışları. Denenmiştir çünkü... Rezil olmazlar. Sıkıştırıp kendi öz benliklerini sokarlar içlerine o soğuk kopya bedenleri. Aynı bozuk fotokopi makinesinden çıkmışçasına sırıtırlar. Söyledikleri ve yaptıkları bir olsa da onlar kendi girdaplarında hep farklı bir çıkışı ararlar.

KAÇ YIL YAŞADIĞINA BAKMA

Bir çok insan için uzun yaşamak her şeyden önemlidir. İçimizde var olan bir mekanizma bize hep yaşamamız gerektiğini söyler durur. Yüz yaşına da gelsek yine de yaşamak için çaba harcarız. Ölmek istemeyiz. Çünkü ölmekten korkarız. Sonrasında ne olacağını gerçekten bilmediğimiz her şeyden korkarız. Bence ölüm de bunlardan biri. Her şeyi bırakmak hatta kendi benliğimizi bile bırakmak bize büyük bir korku verir. O yüzden ölümden sonrasına gerçekten inanan insanlar ölmeyi anlarlar ve her şeyin zamanında yaşanması gerektiğini bilirler. İşte yaşam kendi güzelliğini ve vazgeçilmezliğini ölüm sayesinde ayakta tutuyor. İnsanların hayata fark etmeseler bile sıkıca bağlanmaları ölümün getirdiği en büyük yaşama belirtisi. Görüyorsunuz ya aslında ölüm insanların içindeki yaşama sevincini yaratan ve yaşatan en büyük kaynak. Peki yaşamak ne? Uzun süre toprağın üzerinde durmak mı? Yoksa zamanı anlayıp gerçekleri onun yoğunluğunda yaşamaya ve anlamaya çalışmak mı? Bir insan 10 yıl boyunca işine gidip gelebilir. Bu 10 yıl sonunda ise aklında kalan sadece işine kaç defa gidip geldiğiyse o insan o 10 yılı yaşamamıştır. Hayatın hızlı yolculuğunda ne kadar çok dışarıya bakarsak o kadar çok bu yolculuktan bir şeyler anlarız. Eğer biri çalıştığı iş yerinde yıllardır tanıdığı kimselerin gözlerinin derinliklerine inemiyorsa, onlarla sıradan muhabbetlerin ötesine geçemiyorsa, sadece kendi için iyilikleri arzuluyorsa ve yaşamı kendi etrafında dönen bir dünya gibi algılıyorsa o insanın yaşadığı yıllar saniyelerle bile hesaplanmaz. Önemli olan zamanın uzun satırlı olması değil, önemli olan hissettiklerimizin ve anladıklarımızın yoğunludur. İnsanların gerçek yaşı bence bu yoğunlukları içinde saklı. Bazen bir an bize bir kaç on yıl yaşatabilir. Bazen ise on yıllar bize bir dakika bile yaşatmaz. Zaman, bedenimiz için vardır ve bu dünyanın kurallarına aittir. Oysaki biz ruhla bedenin ciddi bir mücadelesini veriyoruz. O zaman bedenimizin yaşına değil ruhumuzun yaşına ve olgunluğuna bakmalıyız. Hayatımız anlarla dolu. Bu yüzden onları kaçırmayalım. Sıradan zannettiğimiz her söz ve her bakış bize bedenimizin yaşayamayacağı yılları bir çırpıda yaşatır. Her şey bizim için... Ve her şey bizimle beraber yok oluyor. Neye sahip olduğunuza dikkat edin. Çünkü toprağın üzerinde olan her madde yok olmaya mahkumdur. Sahip olduğumuz tek şey ruhumuzdaki güzelliklerdir. Unutmayın! Sonunda sadece iyi ve güzel olan şeyler kalacaktır.

Sıkılıyorum

~~Püffffff~~

Bü gün ölüyüm

Bu aralar bana bişe oldu, belkide birilerini görmemekten bilmiyorum ama eminimki birilerini ısrasım var :D. Ama o görmediğim kişi ne kadar uzakta olursa olsun olnu sevicen bunun için kaç kere yemin etmem lazım bilmiyorum ama başlıyorum; YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM YEMİN EDERİM ...